31 Mart 2011 Perşembe

bir abam var atarım nerde olsa yatarım

çoğu kez
herkes ve herşey
düşüncelerime pek bir ters
17.10.2010
koskoca evren benim için
yaşarım
ölürüm
24.12.2010
insanlar kadar
sanat anlayışı
vardır
18.1.2011
durmadan
değişip
durmak
17.1.2011
kaleköy kasım 2011

28 Mart 2011 Pazartesi

kale gibi kale

alanya kalesi kasım 2011


ibn. batuta d1304-ö1369
yolunda esen bir rüzgarla on günlük bir yolculuktan sonra anadoluda ilk şehir olan alanya limanına ulaştık.. bu ülke dünyanın en güzel memleketidir.. tanrı güzelliklerini öteki ülkelere ayrı ayrı dağıtırken, burada hepsini bir araya getirmiştir.. burada dünyanın en güzel insanları, en güzel giysili halkı yaşar ve en nefis yemekler pişirilir.. ahalisi türkmendir.. kahire iskenderiye ve suriye tüccarları bu şehre gelip alış veriş ederler... limanın üzerinde sağlam ve haşin bir kale vardır ki büyük sultan alaaddin keykubat eseridir... alanya beyi.. karaman oğlu yusuf bey.. sahilde tepenin üzerinde yalnız otururken bulduk.. saçları siyaha boyanmış idi..

bilmem sanırım

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği biz 4R2 öğrencileri hocam Söbütay Özer'in yetiştirdiği son atölyesiydik.. sergimiz de onun son öğrenci sergisi oldu... bu fotoğrafı sergimiz çıkışı Burhan hoca resmimi yorumluyor olduğu için çekmiştim, oysa Söbütay hocamın benim bir resmime son bakışının fotoğrafıymış, tam dört yıldır yaptığım resimleri öğretmenime gösteremiyorum... saygı ve özlem ile anıyorum!

13 Şubat 2011 Pazar

eşek küle gül bülbüle aşık

anonim-kale kastamonu kasım 2010
anonim-kaya mezarı kaş kasım 2010
anonim-altınkum plajı eğirdir kasım 2010

insan
insana
geçmişini anlatır
27.1.2011

insan
insanla
gelecek düşleri kurar
27.1.2011

12 Şubat 2011 Cumartesi

güzel göz için

ünlü modeller 2010

karalama kağıtsız
yaşayamam
karalama kağıtları nerede
21.1.2011

yerini kalemini kanını
verenleri
severim
26.1.2011

insanlar güzel
ve
renklidirler
1.1.2011

duy da inanma












sinop kasım 2010

ibn. batuta d1304-ö1369

deniz yolundan kırıma gidebilmek için sinopta hazırlıklarımız kırk gün kadar sürdü... ancak uygun rüzgar için onbir gün daha bekledik ve sonunda denize açıldık... üçüncü gün tam denizin ortasında tehlike başgösterdi şiddetle hava bozdu ve ölümle yüz yüze geldik... tanrıya ısmarladım misli görülmemiş bir fırtına var hepimiz helak olacağız dedi... az sonra rüzgar da dönerek gemiyi ayrılmış olduğumuz sinop limanı civarına geri attı...gemideki bazı tüccarlar tekrar limana girmeyi istedilerse de gemi sahibi izin vermedi... hava düzelip yine denizin ortalarına ulaşmıştık ki tekrar bozdu ve bize tehlike yaşattı... sonunda rüzgar yavaşladı ve gemi yol almaya başlayıp.....

sözünü balla kestim

boyabat kasım 2010

ibn. batuta d:1304-ö:1369
kastamonu anadolunun en büyük en güzel beldelerinden biridir... yaşamak için pek çok kolaylıkları olan ve eşya fiatlarının en ucuz olduğu yerler arasındadır... burada sağır şeyhin dergahına konduk... öğrencilerden birinin sorularını parmağı ile havada yerde dolaştırarak sormasını şeyh efendininde yanıtlamasını garipsedim... anlatılmak istenen herşeyi bu şekilde anlayabiliyordu... oniki kişi kırk gün kaldık... iki dirheme bir besili koyun... bir dirheme hepimize yetipte artacak kestane ceviz ya da kışın en şiddetli günleri olduğu halde bir yük odun alabiliyorduk...bu güne kadar dolaştığım bunca ülkede bu şehir kadar ucuzunu görmedim.....